Antalya Minicity

Türkiyemizin gezmeye görmeye değer yerlerinden Antalya Minicity, Antalya iline bağlı Konyaaltı ilçesinde bulunmaktadır.Antalya Minicity, Antalya ili Konyaaltı ilcesinde görmeye değer bir yer. Antalya Minicity nasıl gidilir, Antalya Minicity nerede, Antalya Minicity hakkında bilgi

Eklenme Tarihi: 1.11.2012 00:00:00 Okunma Sayısı: 3446 Aldığı Oy: 1
Antalya Minicity

Antalya Minicity’nin kurulduğu yer, yaklaşık 55 dönüm büyüklüğünde ve kent içindeki konumu ona ticari bir avantaj sunuyor. Zira bu alan, Antalya’nın gelişmekte olan “yeni kültürel merkez”inin tam içinde. Hem eski merkezden, hem Kemer yönünden, hem de Alanya yönünden kolayca ulaşılabiliyor. Tasarım fikrinin ana ölçütlerinden birini, düşündükçe sancıya dönüşen sıkı bir paradoks oluşturuyor. Bir “işletme” dayatması olarak, Minicity’nin tüketici turistin dikkatini çekmesi, bilindik hale gelmesi, hatta ünlenmesi, işaretleşmiş bir anıta dönüşmesi istenirken, aynı zamanda da “iç” ile “dış”ın görsel ilişkisinin kopması gerekiyor. Tasarlanan, aynı anda hem mahfuz, hem de kışkırtıcı olmalı. Başlangıçta karşıtmış gibi görünen bu motivasyonlar, birbirlerinden koşullanarak beslendikçe ve kişisel olarak çok önemsediğimiz bir başka ölçütle birleşince tasarım fikri usulca ışımaya başlıyor: Bu parkta, sergilenen birçok ürün var ve “mimari” bu ürünlerin kendi varlıklarından daha baskın olmamalı. Olabildiğince kendisini yok etmeli, geride kalmalı. Özel parkı kamusal alandan ayıran ara yüz, bildik yapısal kodlardan arınmalı. Hemen vasatlaşma tehlikesini gözeterek, tüm kolay tüketilenlerin akıbetini unutmadan.. Ana yaklaşım, güney yönünden. Ziyaretçi girişi buradan olacak. Bu girişin dışında kalan bölümlerin de parkın dışarıdan görülmesini engelleyecek biçimde kapatılması gerekiyor. Parkın ilk algısı bağlamında, “kapatılan”dan çok, “kapatan nesnenin kendisi” öne çıkıyor. Bu nesnenin nasıl forme edileceği, parkın 200 metre uzunluğundaki güney yüzü hesaba katıldığında, daha da çetrefil bir mesele olarak beliriyor. Hem “kapatma” hem de “örtme” zorunluluğu ile biçimlenerek kendi spesifikliğini oluşturan bir kabuk, ana yapı elemanını oluşturuyor. İç’teki kapalı mekanların arka yüzü zaman zaman yırtılarak kabuğun geçirgenliğini sağlıyor. İç mekanların önündeki güverte-teras, iç’teki ilk sirkülasyonun da örgütleyicisi. Güverteye ulaşım ise, gezinti senaryosunun ilk ayağı olan bir tünelle sağlanıyor. İklimsel özellikleri, Antalya’yı, gündüz çok “ışıklı” bir kent haline getiriyor. Bu coğrafyanın kalıcı ve geçici kullanıcıları - Antalyalı’lar ve turistler- gün içinde ister istemez bu çok ışıklı ortamı yaşıyorlar. Bir açık hava müzesi olması itibarı ile, park da aynı ışıklı atmosfere sahip. Karanlık ve serin tünel, alınan yapısal önlemler ile, ziyaretçiye daha işin başında bir “kopma” olanağı sağlıyor. Gezinti senaryosu da bu kopma ile eşzamanlı olarak başlıyor. Tünel içindeki dijital medya, bir yandan iç’teki dünyaya ait ipuçlarını hazırlarken diğer taraftan da izleyiciyi bir enformasyon bombardımanı ile baş başa bırakıyor. Karanlığa gözleri yavaş yavaş alışan ziyaretçiler, bu loş ambiyans sayesinde, “hikaye” ile dolaysız ve konsantre bir ilişkiye giriyor. Şimdi artık, deniz, güneş, plaj ve kumsaldaki animasyonların yerini “başka türlü” bir performans almıştır. Mimari mekan bu başka-türlülüğe sadece aracılık ediyor. Bu, kendi kensini yok ederken, performansı forse eden bir aracılık durumu. İlk enformasyon bombardımanından nasibini alan ziyaretçi, tünelin sonunda, bu kere, içteki maketler dünyasına yukarıdan bakabileceği güverteye ulaşıyor. Az eğimli bir rampa ile, maketler bölgesine iniyor ve hikayenin devamı olan bu dünya ile yüzleşiyor. Önceden tasarlanan bir senaryoya uygun olan güzergahı kat ediyor. Arada bazı gereksinimlerini karşılayabileceği bir “nefeslenme” yeri var. Güzergahın sonunda yeniden güverteye ulaşıyor. Az önce izlediği hikayeyi sindirirken, diğer gereksinimlerini gideriyor, ayırıcı ve örtücü kabuğun altında kalan mekanlarda ve sadece o mekanlardan ulaşılan dış platformlarda tüketmeye devam ediyor. Yukarıda özetlenen mimari kurgu ve bu kurgunun forme ettiği yapısal mekanlar, burada oluşacak senaryoya sadece bir “aracı” olabilir. Başka bir deyişle, bu tür motivasyonlar içeren bir mimarlık, ancak kendisinin hazırladığı kabuğun içinin, sıkı bir konteksle doldurulması şartıyla anlamlanacak. Zaten giriş bölümünde özetlemeye çalıştığımız “yeni turizm motivasyonları” da, yarım yüzyıl öncesinin ölçütleri ile kurulmuş bir Madurodam örneğinin çok ötesinde, farklı ve bugüne ait bir bağlamın içerilmesini elzem hale getiriyor. Alternatif görünüm ve çekiciliklerin tasarlanması, bu parkı benzerlerinden bir kademe öteye götürecek ve spesifikleştirecek. Hız, devinim, değişebilme gibi özelliklerin “dijital medya” ile görselleştirilmesi, deneyimlerin dönüştürülebilmesini olanaklı kılacak. Kalıcı ve geçici olanın, sanal ile gerçek olanın, aydınlıkla karanlığın, akışkanla durağanın, antik ile modernin, bu konteks üzerinden yaratılma potansiyelini taşıyan gerilimin, bu parkı ünikleştirebileceği umuluyor. Kurgunun yavanlaşmadan tamamlanması, projenin bu aşamasında, mimar tasarımcı ile birlikte çalışması, yön vermesi ve dolaşım senaryosunun ortaya çıkmasında katkı koyması söz konusu olacak başka bir belirleyicinin varlığına bağlı. Zira sözü edilen senaryonun sofistikasyonu, mimari formasyonunun ötesinde, bir donanımı zorunlu kılıyor. Mimar tasarımcı, bu noktada geri çekilecek, bekleyecek ve hikayenin sonu için meraklanacaktır


Resim Galerisi



Sayfa adresi: http://www.turkiyedegez.com/41-antalya_minicity-hakkinda-bilgi.html

Acropol Beach Otel Antalya 0242 228 72 33

Antalya Balık Evi 0242 223 18 23

Herhangi bir yorum yazılmamış. İlk yorum yazan siz olun...

Yorum Yaz...
Ad*  
Email  
Yorum*  

Antalya Minicity, Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, Antalya Minicity neresi, Antalya Minicity nasıl gidilir, Antalya Minicity nerede, Antalya Minicity hakkında, Antalya, Konyaaltı, Gezi Sitesi, Gezi, Tatil, Tatil Sitesi, Tatil Yerleri, Gezi Yerleri


Siteye yeni eklenen yerler hakkında bilgilenmek için elektronik posta adresinizi kayıt ediniz...